Tasarruflu Aile=Tasarruflu Çocuk

Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu
Ekim 5, 2018

 

Tasarruf, maymun iştahlı olmama, gereken kadarını harcama, gereksiz olan harcamalardan kaçınarak yapılan birikim ve maddi anlamda zarara uğramamayı ifade eden bir terimdir.

Tasarruf da tıpkı hayattaki  diğer unsurlar gibi öğrenilip, alışkanlık haline getirilebilir. Bunun için de daha çocuk yaştayken, ailelere ve okulda öğretmenlere büyük rol düşmektedir.

Günümüzde ne yazık ki tüketim toplumu olduk. Her sene ekmek alır gibi yeni çıkan telefonu almak, gereksiz yere araba almak, kullanılan eşyaları çok sık ve gereğinden önce yenilemek, gereksiz olan ama sırf trend olduğu için bir şeyleri elde etmek. Ne yazık ki bunları anne babalar da yapıyor ve çocuklarına paranın değerini, bir şeyleri elde etmenin değerini öğretemiyorlar. Bu yüzden önce anne babalar çocuklarına doğru örnek olup, onlara bilinçli tüketicinin nasıl olacağını göstermelidir. Yoksa tasarrufun ne olduğunu da çocuğunuza öğretemezsiniz. Bu çocuğuna “sakın sigara içme” diyip kendisi günde 1 paket sigara içen ailenin tutumuna benzer.

Ebeveynlerin yaptığı en büyük hatalardan biri de çocuklarının her istediklerini ya çocukları mutlu olsun, ya da olumsuz davranışlar sergilemesin diye yapmaktır. Bu durumda çocuğa elde ettiklerinin değerini bilmesini sağlayamayan aile aynı zamanda bir de ağlayarak ya da olumsuz davranış sergileyerek çocuklarına her istediğini elde edebilecekleri mesajını vermektedir.

Özellikle daha geleneksel olup da çocuk yetiştirmede anneanne-babaannenin etkisi olduğu ailelerde de  bu olumsuzluğu görüyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki o sizin çocuğunuz ve yapılan hataların sonucuyla siz yüzleşmek zorunda kalacaksınız. Bu yüzden de kendi kurallarınızı koyun ve sizin dışınızdaki kimsenin çocuk üzerinde söz hakkı olmasına izin vermeyin.

Çocuğunuza her zaman realiteyi öğretin, onu toz pembe bir dünyada yaşamaya itmeyin. Siz çok zengin biri de olabilirsiniz ama bu çocuğunuzun da yetişkinlik hayatında üst düzey bir yaşam süreceğini garanti etmez. O yüzden ona sadece gerekli olduğu kadarını verin.  Unutmayın çocuğunuza vereceğiniz en önemli eğitim ona hayatı doğru öğretmektir. Çocuk isteklerini erteleyebilmeli ya da bazen istediğinin olmamasından duyduğu hayal kırıklığıyla da başa çıkabilmelidir. Çünkü ona ileride kimse her istediğini vermeyecek.

Bazı aileler çocuklarına manevi anlamda yetmediklerini düşündüklerinde (boşanmış aile, duygusal anlamda ihmal eden aile) vicdanlarını rahatlatmak için de çocuklarını maddiyatla tatmin etme yoluna gitmektedir. Böyle çocuklar ileride büyüdüklerinde mutsuzluklarını sürekli satın almakla bastıracaklarını düşünürler. Satın alacakları bir şey kalmadığında ise uyuşturucu bağımlılığı, depresyon, intihar gibi geri dönülmeyecek bir noktaya ulaşabilirler.

Çocuğunuza bir şeyleri elde etmesi için emek harcaması gerektiğini öğretin. Siz nasıl iş hayatı içerisinde yükselirken yılmadan, bıkmadan çabalıyorsunuz o da çabalasın. Yeni bir oyuncak gördüğünde ona bu oyuncağı elde edebilmek için para biriktirmesi gerektiğini söyleyin. Ona günlük ve haftalık harçlıklar vererek parası biriktiği zaman o oyuncağı alabileceğini söyleyin.  Ya da bu oyuncağı bir emeğinin karşılığında (mesela ders çalışma, iyi karne getirme) siz hediye edin. Tabii ki bu çocuğunuzun her isteğini bekletin ya da onu çok zorlayın anlamında bir öneri değil. Bunun dengesini kuracak olan yine siz olacaksınız.

Dışarı çıktığınızda beraber alışveriş yaparken kalite ile fiyatın dengesini kurmaya çalışarak çocuğunuza da bunu ifade edin. Her zaman en pahalı olanın en kaliteli olamayacağını, bazen aynı ürünün bazı yerlerde daha ucuza alınabileceğini gösterin.

Tasarruf Cimrilik Demek Değildir

Şu ana kadar tasarruftan bahsettim. Tasarrufla cimriliği karıştırmamak gerekir. Hayat dengeler üzerine kuruludur. Ne kadar o dengeyi sağlarsanız o kadar mutlu olursunuz. Çocuğunuza gerektiği yerde paylaşmayı, gerektiği yerde harcama yapmayı öğretmek de çok önemlidir. Bu yüzden de zaman zaman çocuğunuzla beraber kullanmadığı giysileri ve oyuncakları belirleyip bunu ihtiyacı olan çocuklara gönüllü olarak vermesini sağlayın. Ona yardım etmenin öneminden bahsedin. Böylece çocuğunuza hem yardımlaşmanın keyfini vermiş olursunuz hem de empati becerilerini arttırırsınız. Böylece ileride konumu ne olursa olsun maddi zorluklar yaşayan insanların yaşadığı sıkıntıyı anlar ve onlara da yardımcı olur.

Hayatta maddiyat her zaman yitirilebilir ama manevi değerler çok daha kıymetlidir ve yitirilmez. Böylece kişinin tek umudu para değil, manevi değerler de olacağı için hayattan çok büyük darbeler almasını engellemiş olursunuz.

Unutmayın ki “Ağaç yaşken eğilir”. Sizin çocuğunuza olan yaklaşımınız onun hayata bakış açısını, hayat kalitesini ve kişilik yapılanmasını etkileyecektir.

Uzman Psikolog Berk Omay